Home About Contact
Sevgi


Sevgi » GÜNCEL HABERLER » Magazin Haberleri » Kaybettiği Çocuğunu Facebook'ta Buldu

Yeni Konu aç  Cevapla
Alt 08-01-2008, 10:02 PM   #1 (permalink)
Senior Member
 
ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 509
Teşekkür: 260
84 Mesajina 106 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1 ebruli is on a distinguished road
Standart Kaybettiği Çocuğunu Facebook'ta Buldu

Soysert, bakıcılıktan garsonluğa birçok iş yapmış.




Şehir Tiyatroları oyuncusuyken eğitimine Amerika’da devam etmek isteyen Dolunay Soysert, idealleri için burada çocuk bakıcılığından garsonluğa kadar pek çok iş yapmış. ABD’de baktığı çocuğu ise yıllar sonra Facebook adlı internet sitesinde bulmuş.

Amerika, rüyalarınızı gerçekleştirmiş miydi?

Hayatta ne yapacağıma karar verdiğim yıllardı. Tamamıyla pembe düşlerle Amerika’ya gidip, “Hayır ya bu bir düşmüş, artık uyanma vakti geldi” dediğim, o masalı bitirdiğim ve hedeflerimi belirlediğim 4.5 yıldı.

Sizi orada neler zorladı?

Amerika’da burada alışık olmadığım bir yaşam sistemine girdim. Türkiye’de, bir- iki film yapmış, dizilerde oynamış, 4 senesini Şehir Tiyatroları’nda geçirmiş profesyonel bir oyuncuydum. Alkışın ne olduğunu bilerek gittim Amerika’ya... Kariyerimin çok başındaydım ama tanınıyordum. Amerika’da hayat çok acımasız, faturalar ay sonunda kapınıza geliyor ve işin altından kalkmalısınız. Ailemden destek alamazdım. İlk önce Nebraska’ya gittim ve çocuk bakıcılığı yaptım.

KIZIMIN ADI MONIK

“Oyunculuğumu destekleyeceğim” diyerek gittiğiniz ülkede bir çocuğunuz mu oldu yani!

O benim kızım gibi; Monik adı... Şimdi kocaman oldu, 6 yaşında... Benim elime verdiklerinde 4 aylıktı, 11 aya kadar ben baktım Monik’e... Amerika’da 2 sene ilişkimizi koruduk o aileyle... Sonra onlar başka bir şehre geçtiler. Ve çocuk yapmaya devam ettiler. Monik ilk bebekleriydi. Şu anda 6 çocukları var. 2 yaşına kadar takip ettim Monik’i. Sonra dedim ya ortadan kayboldular. Facebook’ta geçenlerde beni bulmuşlar. Bu sitenin bana kazandırdığı en güzel şey Monik oldu yani. Kaybetmiş olduğum çocuğumu Facebook’ta buldum. Şu anda sürekli yazışıyoruz.

Çocuk bakıcılığından sonra ne yaptınız, geçiminizi nasıl sağladınız?

New York Üniversitesi’nin sınavlarını kazandım. Ama param yoktu. 36’ ıncı Cadde’de bir butikte çalışıp, masraflarımı çıkartmaya başladım. Sonra her oyuncu adayı gibi garsonluğa başladım. Amerika ya da Avrupa’da yaptığınız işlerden dolayı aşağılanmazsınız. Türkiye’de öyle değil. Türkiye’de müthiş bir etiketleme kompleksi var. İmaj delisi olmuşuz.

TiYATRO ASKINA YENiK DÜSTÜ

Adana doğumlu; Çerkez kökenli Dolunay Soysert... Çerkezler’in kanında akan aileye saygı ve itaat ayrıcalığı, liseden sonra, onda oyunculuk aşkına yenik düşüyor. Babası kızını, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nde okuyor sanırken o, içindeki alevi konservatuarda söndürmeye çalışıyor. Gerçeği, bir sene sonra okul temsilinde açıklıyor, tam desteği alıyor. Ardından okulu bitiriyor, Şehir Tiyatroları’na giriyor. Dört yıl, Şehir Tiyatrosu’nda çalışıyor. Ve asıl macera ondan sonra başlıyor. Ver elini Amerika... Buraya kadar her şey bilindik, asıl sonrasında yaşadıkları çok enteresan... İşte Dolunay Soysert ve samimi itirafları...

‘SULTAN MAKAMI’YLA iSTANBUL’A DEMiR ATTIM

’Kariyerime devam etmek için Los Angeles’a gitmem gerekiyordu. Ancak önce demo çekimi için para kazanmak amacıyla Türkiye’ye döndüm. Geliş o geliş. Çünkü ‘Sultan Makamı’ dizisinden teklif alıp, İstanbul’a demir attım.

Bu macera ne öğretti size?

Amerika bana çok şey kazandırdı, daha toleranslı oldum insanlara karşı... Belki uçlarda, çok dik kafalı bir çocuk değildim ama yine de kendimi insanların yerine daha çok koymaya başladım. O, kendime çok kızdığım bireyciliğim yok oldu. Öfkelenmeden önce meseleleri tartıp ona göre tepki vermeye başladım.

BURADA MUTLUYUM

Burada olmaktan mutlu musunuz?

Geri döndüm. Mutlu muyum buraya geldiğim için? Evet, hem de çok. Bugün diyorum ki, iyi ki bu kararı almışım. Çünkü gerçekten kendi toprağımda yapacağım çok iş var. İşimi, sanatımı bir Türk olarak göstermek istiyorum. Onlardan biri olup yok olmak istemiyorum. Herkes kendi toprağının adamını tutar, bu bir gerçektir.

Kadınca kavgaları nasıl minimalize ediyorsunuz?

Amerika’da öğrendiğim bir şey vardı, kadınlarla zıtlaşırsanız kafa kafaya gelirsiniz, ama sevecen olursanız tırnaklarını içeri çekeceklerdir bir süre sonra...

Zor kadınlarla çalıştım. Bende birinci bölümlerde o tırnakları gördüm ama sonra hiç biri kalmadı. Karşınızdakini bir başrol oyuncusu olarak değil de, bir insan olarak görüp yaklaşırsanız, hiçbir problem kalmıyor. “Sen benim oyuncu rakibimsin, seninle mücadele edeceğim” diye bakarsanız gerçekten savaşıyorsunuz.

Fakat ben savaşmıyorum. Sakin olup, “Seni sen olduğun için, beni ben olduğum için seviyorlar” dediğimde her şey siliniyor. Bazen sağır olmak gerekiyor. Her gün “Aaaa bak çiçekler böcekler ne güzel!” demiyorsunuz ama duymuyorsunuz; bu inanın en güzeli...

OYUNCULAR KANSERE DOĞRU HIZLA KOSUYOR

Sultan Makamı’, ‘Omuz Omuza’, ‘Bir İstanbul Masalı’, ‘Bebeğim’, ‘Benim Annem Bir Melek’ içinde var olduğunuz dizilerdi. Setlerde geçen onca seneyi, aylara, haftalara, saatlere bölseniz size daha çok neleri hatırlatırlar?

Biz oyuncular setlerimizde huzursuz olduğumuz zaman bitiyoruz. Çünkü bütün hayatımız orada geçiyor. Hepimiz yani bütün oyuncular, kansere doğru hızla koşan insanlar olduk. Setler çok yorucu, sabahlara kadar çalışıyorsunuz. Anneniz ya da babanızla muhatap olmadığınız kadar o insanlarla muhatapsınız. Hiçbiriyle ortak bir geçmişiniz yok. Her projede yeni bir yolculuğa başlıyorsunuz. Ve tanımadığınız bir insanı, uyurken, ayaklarını üstünüze koymuşken veya çok karnı acıktığı için asabiyken görmüş oluyorsunuz.

Setteki 50 kişi evet, biz bundan böyle “Evlendik” diyorsunuz ve yolculuğa çıkıyorsunuz. Ve huzursuz olduğunuzda dağılıyorsunuz. Ya hasta oluyorsunuz ya da bedeninizde bir şeyler çıkıyor. Çok stresten çok yorgunluktan, beslenme düzensizliğinden, uykusuzluktan evet, biz oyuncular kansere koşar olduk. Yaptığımız iş hiç kolay değil!

Kabul edilen bir gerçek bu, oyunculuk, egosu şişik insanların yaptığı bir iş... Kendini beğenmişlik bu meslekte daha yırtıcı ve gürültülü bir şekilde ön plana çıkıyor ve diğer meslektaşlarının canını çokça yakabiliyor değil mi?

Şüphesiz bunlar oluyor, hayatın her alanında olduğu gibi... Vitrin kendinizsiniz. “Yaşlanıyorsunuz, yağlanıyorsunuz. Üstelik artık iş çıkmaz sizden” diyorlar. Yüzünüze karşı söylüyorlar bunu. Ve bu sizi müthiş bir yıkıma uğratıyor. Dolayısıyla vitrininiz bedeniniz olunca oyuncunun megolomanlığı da zengin oluyor.

Röportaj: Şebnem ÖZUZCAN BUGUN
__________________

ebruli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:55 AM .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
tr tercume innixsifixde

 

Web Stats TOPlist

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541