|
|
#1 (permalink) |
|
Member
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: İzmir ,Karşıyaka
Yaş: 25
Mesajlar: 53
Teşekkür: 0
5 Mesajina 12 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
![]() Paylaşım olmaması, kimseyle konuşmama veya durgunluk bu durumu betimlemez herzaman. bazı anlar gelir, eşşek gibi anırırsınız, ortaya pıtır pıtırneşe saçarsınız, çene ishali olursunuz, etrafınızdaki bi sürü insanla pek kanka gözükürsünüz ama aslında yaptığınız tek şey kendinize yabancılaşmaktır. o kadar tek başına kalmışsınızdır ki laf kalabalığıyla doldurursunuz boşluğu. insanin cevresinde o kadar insan olmasina ragmen, kendini yalniz hissettigi ve benim burda ne isim var diyip iyice gerildigi bir durumdur. eve gidip adam gibi yanlizligimi yasarim daha iyi der ya bazen insan isde ole bi hisdir kalabalik icinde yalnizlik hissi sebnem ferahın guzel bir parcasi var artik kisa cumleler kuruyorum... bu hissi guzel anlatiyor kendini ortama/mekana ait hissedememe yada çevredeki insanlarla ortak iletişim mevzuatı bulamama durumundaki his son zamanlarda sıkça hissettiğim bir duygu hala daha söyleyecek sözlerin olmasına rağmen konuşmamayı tercih etmek. belki de yalnızca üşenmek. kafanın başka yerde olması ve bu sebeple ortak paylaşımlardan (gülmek vs.) uzak kalma isteği.kalabalıkiçinde yalnız olmaktansa gidip odana kapını kapatıp gerçek anlamdayalnız olmak her zaman için daha iyi bir seçimdir.(bkz: antisosyallik) "yalnız" yerine "yanlız" yazanların sıklıkla tadacağı histir. malum; yalnız kelimesini bile yanlış yazan birini herkes terkeder. kimseyle bir sey paylasmak istemeyen* kisilerin surekli olarakiclerinde hissettikleri ve bir turlu ustlerinden atamadiklari olgu. kalabalığı bulabildikçe varlığına mutlu olunması gereken duygu. sozlukte suserlarin birbirlerinin nicklerine yaptiklari entryleri okudukca icime coken his. ortam olmadigi sürece tercih edilen hatta mutluluk veren duygu aglama hissi yaratan duygu. iğne atsanız yere düşmez durumlarda attığınız iğnenin yere düştüğünühüzünle farkettiğiniz an kalabalık içinde yalnızsınız demektir*. insanın başlığı gördüğünde niye "yalnızlık" kelimesini çoğunlukla yanlış yazıyorlar dedirten konu başlIĞI.... bu aksam gordugum, kopru yolunda vizir vizir gecen arabalarinyaninda karanlikta en sol seritten ters istikamete sekerek kosan,nereye kostugunu bilmeyen sadece kosan, kimsenin aldiris etmedigi,kimseye de aldiris etmeyen koyunun korkarim kokune kadar hissettigi birhisti bu. kalabalik icinde yanlizlik hissi insana "çepeçevre kalabalığın içinde ıssız bir adayımyok elimi tutan,gözlerime bakıp gülenya dakulağıma aşkını fısıldayan.korkarım yalnızlığın kaderim olmasından korkarım yalnızlığa alışmaktan korkarım..."şeklinde dizeler döktüren birhistir. uzaga degil oteye gidenlerin sıklıkla yasadıkları his..ama saire soylemek lazim bunca kokusmusluk icinde elbette oteye gidiyor yalnizligin ustası.. heykelini yontarken o kanli ellerle.. fanatik bir taraftarın rakip tribüne girmesi halinde düştüğü durum. kimseyi tanimiyorsaniz normal karşilanmasi mumkundur obur turlu yavaş yavaş silikleştiginizin oncusudur. bazen tek basina olmaktansa tanimadiginiz bi kalabalik icinde hissettiginiz yalnizlik duygusu iyi bile hissettiriyor insana. hicdegilse caniniz sikilmaz ortamda kankilerin bulunmamasi veya sizi hic mi hic ilgilendirmeyenkonularin konusuldugu veya kafanizin baska bi olayda ve durumda takili kaldii durumlarda hissedilmesi muhtemel his durumu. en güzel ve yaratıcılığı körükleyen hislerden biridir. etrafında biton insan bi ton farklı şey hakkında konuşurken o farklı bir yerde kendi başına farklı şeyler düşünerekten bir an önce eve gitmek ister.daldığı dünyadan kopup kısa süreli mekana geri dönüş anında etrafındavıdır vıdır konuşan insanları beynindeki ufak kameraya kaydeder veonlarla ilgili çeşitli öyküler üreterekten eğlenir. arada sırada etrafındaki insanlara ayıp olmasın diye ortadaki muhabbete balıklamadalaraktan alakalı alakasız bi kaç cümle savurur ama tutunamaz ve genedüşer. sonra da etrafındaki insanlardan izin isteyerekten mekanı terkeder ve saatler boyu yürür. odasına kapanıp müzik açar ve kendiyanlızlığında yanlız kalarak yanlızlığının keyfini çıkartır kalabalık bir ortamda herkes ikişer üçer kişilik ortamlar kurup muhabbete dalmışken siz tek başınıza oturuyorsanız hissetmeniz gerekenşey. eskilerin uzlet dedikleri durum. dark cityde saat 12'yi vurduğunda ve herkes uyuduğunda john murdochun yaşadığından farksızdır. kişi"kim"liğini sorgulamaya başlar, bilinç uyanmıştır. garip ama tatlı bir hüzün verir. zaman zaman yoklar bu his bünyeyi öle agır gelir ama bünyeye zararlar verir her ugrayısta sora ne zaman gitigini anlamassınız taki okalablıktan biri oldugunuzu anlayana dek, sora zaten geri dönüş başlarkısır döngü misali modern cagin yozlasmis kitlesi* arasinda, az-cok farkindalik hissine sahip olan herkesin birkac kere yasamis oldugu duygu. gercek yalnızlığa oranla cok daha tehlikeli ve kötü bir durumdur..bazen yanınizdakilerden bazende insanın kendisinden kaynaklanan bir sorun.. o ruh halini eger hissettiyse insan bir daha kurtulması cok ama cok zor oluyor.. yalnizligin her hali gibi istenebilen, ben buraya ait degilim denip secildiginde bi koseye sinip cevredeki gereksiz kalabaliga pembe dizi hayatlara yorgunluga telasa alternatif huzur arayisi olarak kullanilabilen his. çokça hissettirir kendini. oldukça kötü bir histir. insanın ağlayası gelir. fakat o kalabalık birbirinden gereksiz, saçma, salakinsanlardan oluşuyorsa güzel bir hise dönüşebilir.. sanırım bunu en iyi dağına küsmüş ceylanlar bilebilirler. hem cok kalabalık, hem çok yalnızdırlar. insanin etrafinda bircok kisi olmasina ragmen sanki sadece onlarlatesadufen rastlasiyorken selamlasiyormus gibi gelmesi. sonra birsekilde insanlarin uzaklastigi dusunceleri, zamanin kayip gitmesi dusunceleri icinde bogulmak gibi hisleri icinde barindiran his (bkz:depresyon belirtileri) "yanimda kimse olmadigindan degil yalnizligim, yalniz oldugumu soyleyebilecegim kimse olmadigi icin yalnızım ben" cumleleriyle ozetlenebilecek his..(bkz: ahmet altan) koca istiklal caddesinin üstünde,bir yangın musluğunun yanında,yanınızdakilerin konuşmalarını duymadan,önünüzden gelip geçeni öylesine izlerken bir durup "napıyorum lan ben?" dediğinizde içinizi kaplayan yoğun duygu. kalabaliktaki kimsenin haz vermedigi,kafanda bambaska seyler dusundugun,dusuncelerinde yalniz oldugunu hissettigin,kacip kurtulmak istedigin,huzursuz oldugun anki his.hayatinda belirsizlik olan ve kucuk seyleri kafaya takan insanlarda surekli hissedilen birseydir.adami deliedebilir bu durum. future sound of london dinleniyorsa cok kolay yaratilir. discman ve sokaklar kalir sadece, bullet time etkisi yasanir*. yalnizsa insankacis yoktur bu histen, yavasca kollarina teslim etmeli insankendini... kişinin tek başınayken kendini yalnız hissetmedinden daha zor bir durumdur. çevreyle tüm iletişim yollarının kapanmış olduğu anlamınagelir. eglenceli bir ortamda bulunmasina ragmen birtakim sorunlari olan kişi hissiyatidir. durgun ve dalgin olmak gibi belirtileri vardir. ( kalabalik icinde yalnizlik) ben kimim, bunlar kim, burada ne işim var benim??? uyusam beş gün hiç uyanmasam... hissi. kendi yaş grubu içinde bulunmadığı için konuya uzak kalıp söyleyecek laf bulamayan ve kısık sesle televizyonu karıştıran insanın hissi.. kalabalığın yalnızlığa çare olmadığını test etmek, onaylamak. buyuk bir olasılıkla kokteyllerde yalniz basina duran insanların icinde bulunduklari ruh hali. yalnizligin anlasildigi anlarin önde gelenidir..ve yalnizlik kavraminin yegane ironisidir..zira insan fiziksel olarak yalniz oldugunda kendini yalniz hissetmez genelde.. cünkü kisi yalniz oldugunda yapacagi seyler daha az sinirlidir ve yalnizligini unutacakbir seylerle mesgul olmayi basarir..oysa kalabalik içinde yapilacak seyler daha sinirlidir.. icinde bulunulan kalabaligin yönelimlerine göre hareket etmekten baska yapacak sey yoktur.. iste bu sinirlandirilmis cerceve icinde hisettirir kendini yalnizlik illeti.. herhangi bir yalnızlık hissinden ziyade insana dokunan ve ağır birhüzün veren yoğun his.tıpkı 5 yaşındayken kapkalabalık bir çocuk parkına gidip de oyun oynayacak kimseyi bulamamanın verdiği his neysebu da odur. bazan bir kenara çekilip yalnız başına her şeyi dışarıdan bakan bir gözle seyretmek çok keyiflidir. kişinin kendinden bildiği birinin bir şekilde gitmesi sonucu içine girilen hissiyat. o kadar iyi arkadaşın, eğlencenin, muhabbetin ortasında sizi kimsenin anlamadığı anlandığında başa gelebilecek olay.. ya da güvendiğiniz, değer verdiğiniz bir kişiden o küçücük ama ucundan iğneleyeci sözü duyduğunuzda.(bkz: yabancılaşma) ( kalabalik icinde yalnizlik hissi) uğultular geliyor kulağıma,silüetler geçiyor önümden,bişiler oluyorsan ki, bişiler anlatılıyor can havliyle, ben nerdeyim, nedenburdayım? geride bırakmaya çalıştıklarım etrafımda,boğuluyorum! nerdeyimben? bu insanlar kim? gitsem kim anlar, kalsam kim görür? hayatım keşkelerden oluşuyor şimdi gidiyorum evet tam sırası...keşke.. depresif bir histir. anlatılmaz yaşanır!... tek basina yalnizligini yasamaktan cok daha farkli, beter birdurum. insanin icini siktikca sikar. eger bahsedilen kalabalik ortam degil kisinin hayatinin icindekilerse, bu his ozel kisinin ozlemidir hayatinizin icinde bulunsa da bulunmasa da kimse beni anlamıyor) oh be dedirten his. ( yalnızlığa sahip çıkmak) ergenlik dönemi sanrıları. genellikle okulun kantininde yakalandığım durum....etrafımda bisürü insan hepsi arkadaşım ama ne bilim böleolmuyo....bunalıyorum....boktan bi durum sonuç olarak...saat başı hayatı sorgulamanıza sebep olabilir. bir tür dokunulmazlıktır. kalabalık sizi içinde eritemez. o kalabalığa karışmamışsınızdır. o da size karışamaz. zor bir durum. sevgiliyle birlikte iken bile yakamızda olabilir.ömer hayyam ey sevgili, sen yanımdayken yalnızdım, gittin şimdi sana sığınabilirim. derken bu durumu veciz bir şekilde ifade etmiş. alakamin, aitligimin olmadigi kalabaliklarda yasadigim;yalnizligimi dahi kendimle ve gonlumce yasayamadigimi farkettiren durum..dilini bilmedigin bir ulkede yasamak ve sonunda buyuk bir yabancilik hissini tatmis olmak gibi olan sey.. yanlızlık bir seçim olarak mı?, yanlız bırakılmak mı?, kendini yanlız hissetmek mi?.bunların ayrımının iyi yapılması gerekir.bu his hastalığa kadar varır öyle mide ağrısı gibi hastalıkta değildir bu.geçmiş yılların birikim ile oluşan güven yada güvensizlikle ortayaçıkan histir Kalabalık bir caddede yürürken yanınızdan geçen insanların sizin için mezar taşlarından farksız olması....!
__________________
Tırtılın dünyanın sonu dediğine, Usta ''Kelebek'' der... |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|